E-posta:
Şifre :
Şifremi Unuttum
Üye Ol
   
0-5 yaş grubu çocuklarda menenjit tehlikesi,belirtiler ve alınması gereken önlemler

Hazal Group 15.05.2007 tarih 221 sayılı İşkur lisans garantisiyle özel istihtam hizmetlerini tescillemiştir.

BAKICI BULMANIN EN KOLAY YÖNTEMİ

Kimler Bizim Hedef Hasta Grubumuzdur?

Bu Hizmet Nasıl Çalışır?

Hangi Tedavi Hizmetleri Evde Verilebilir?

Sağlık Bakanlığı verileri, Türkiye’de 2 milyon kişinin kısır olduğunu, Türkiye’de kısırlığın giderek arttığını ve 150 bin çiftin tedavi için beklediğini ortaya çıkardı

Unutkanlık sorunu yaygınlaşıyor mu?

Yaşlılık korkusu UNUTKANLIK Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU' nun yorumları.

Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde olan çocuğunuz birdenbire hırçınlaşıp, hiç yoktan sebeplerle ağlamaya mı başladı?

T.C. M.E.B. ÖZEL MORKEDİ ANAOKULU "ÇOKLU ZEKA" YÖNETİMİ UYGULUYOR.

BEBEKLERİN GAZ SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİSİ

ANKARA' DA HAZAL GROUP GARANTİSİ İLE HASTA, YAŞLI, ÇOCUK, BAKICILARI, TEMİZLİK ELAMANLARI, SEKRETERLER YARDIMCILAR ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNU BEBEK BAKICILARI OFİS ELAMANLARI

Hastane harcamalarının çoğu kalbe ve bebeğe

TEŞEKKÜR

NEDEN OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

ANKARADA BAKICI ARAYAN AİLELER HAZAL GRUP ANKARADA GENİŞ ELAMAN PORTFÖYÜ İLE SİZLERİN TALEPLERİNİ BEKLİYOR...

Okul Öncesi Çocuklar İçin Kitap Seçerken ve Okurken

Şişmanlık Her Yaşta Sorun

Yatakta Bana Da Yer Açın

Okul Öncesi Eğitiminde Veli Denetimi

Geleceğin Suçlusunu Yetiştirmenin En Basit Kuralı

İyi Bir Okuyucu Yetiştirmenin 7 Yolu

Çocuğunuzun Gelişimiyle İlgili Bazı İlkeler

Okulöncesi eğitimde anaokulundaki eğitmenler ne gibi vasıflara sahip olmalıdır?

Anaokuluna gitmekten korkma, ağlama, hatta sabahları mide bulantısı hissetme gibi davranışlar normal mi? Anne-babalar bu gibi davranışlar karşısından nasıl bir tutum içine girmeliler?

Anaokulu çocuğa neler öğretir? İlerideki akademik ve sosyal yaşamına ne tür katkıları olur?

Anaokulu ne gibi özelliklere sahip olmalıdır? Aileler çocukları için anaokulu seçerken nelere dikkat etmelidir?

Yaşanabilir temiz ortamlar yaratmak için temizlik.

ÇOCUKLARI DİNLERKEN YAPILAN İLETİŞİM ENGELLERİ

Çocuğunuza kimin bakacağına doğumdan önce, anne ve baba birlikte karar verin.

Çocuk eğitiminde doğrular yanlışlar Profesör Dr. Hilal Mocan’ın açıklamaları.

ÇALIŞAN ANNELERİN EN ÖNEMLİ 3 SORUNU.

0-3 YAŞ (EV, KREŞ, YUVA) BEBEK BAKICI VE EĞİTİCİLİĞİ MODÜL PROGRAMI (Halk Eğitim Merkezi)

Yatalak Hasta Bakımı

www.bakiciara.com adresine üye olmak isteyen anaokulu yuva kreş oyun parkları ve ajansların dikkatine.

Yaşlılık ve yalnızlık

Yaşlılık ve Geleneksel Rollerde Değişim

Yaşlı ruh sağlığı ve bakımı -I-

Yaşlı ruh sağlığı ve bakımı – II

Yaşlı ve Bastonlu

Yaşlılıkta Düşmeler

Yaşlılık ve Kış

Yaşlılık ve Geleneksel Rollerde Değişim

Yaşlı Bakımı ve Yaşlılık Okulu

Alzheimer nedir?

Anaokuluna başlama yaşı ne olmalıdır ?

ÇOKLU ZEKA TEORİSİ

Çocuklar Kaç Yaşında Evde Yalnız Kalabilirler?

Çocuklarda Eğitim

Çocuğunuzun Gelişimiyle İlgili Bazı İlkeler

Okul Seçimi

www.bakiciara.com hizmetlerimizden bazıları...

Dadıları denetlemenin en uygun ve iyi yolları nelerdir?

Dadının gitmesi için dadıya kötü davranan çocuk için ne gibi bir yöntem izlenmelidir?

Bir çocuğa artık kendisiyle bir dadının ilgileneceği nasıl anlatılmalıdır?

Çok sık dadı değişmesi çocuğu olumsuz etkiler mi?

Dadının güvenilir olup olmadığını anlamak için ilk buluşmada ne gibi sorular sormak gerekir?

Bir dadının ne gibi özelliklere sahip olması gerekir ?

Bebeklerin dadıya bırakılması gereken bir yaş var mı?

Basında yayınlanan bakıcı olaylarından etkilendinizmi ? Lütfen Anketimize katılınız.
Bakıcı almayı planlıyoruz ama kararsısız.
Evet bakıcı ile çalışmaktan vazgeçtik
Hayır biz bakıcımızdan memnunuz sorun yok
 
Eposta Adresiniz:

Yeniliklerden haberdar olmak için eposta adresinizi kaydedin!
Tavsiye etmek için tıklayıın!
  0-5  yaş  grubu  çocuklarda  menenjit  tehlikesi,belirtiler  ve  alınması  gereken  önlemler  
  Hazal  Group  15.05.2007  tarih  221  sayılı  İşkur  lisans  garantisiyle  özel  istihtam  hizmetlerini  tescillemiştir.
  BAKICI  BULMANIN  EN  KOLAY  YÖNTEMİ
  Kimler  Bizim  Hedef  Hasta  Grubumuzdur?
  Bu  Hizmet  Nasıl  Çalışır?
  Hangi  Tedavi  Hizmetleri  Evde  Verilebilir?
   Sağlık  Bakanlığı  verileri,  Türkiye’de  2  milyon  kişinin  kısır  olduğunu,  Türkiye’de  kısırlığın  giderek  arttığını  ve  150  bin  çiftin  tedavi  için  beklediğini  ortaya  çıkardı  
  Unutkanlık  sorunu  yaygınlaşıyor  mu?
  Yaşlılık  korkusu  UNUTKANLIK    Prof.  Dr.  Osman  MÜFTÜOĞLU'  nun  yorumları.
  Bebeklikten  çocukluğa  geçiş  döneminde  olan  çocuğunuz  birdenbire  hırçınlaşıp,  hiç  yoktan  sebeplerle  ağlamaya  mı  başladı?  
  T.C.  M.E.B.  ÖZEL  MORKEDİ  ANAOKULU  "ÇOKLU  ZEKA"  YÖNETİMİ  UYGULUYOR.
  BEBEKLERİN  GAZ  SORUNUNA    ÇÖZÜM  ÖNERİSİ
  ANKARA'  DA  HAZAL  GROUP  GARANTİSİ  İLE    HASTA,  YAŞLI,  ÇOCUK,  BAKICILARI,  TEMİZLİK  ELAMANLARI,  SEKRETERLER  YARDIMCILAR  ÇOCUK  GELİŞİMİ  MEZUNU  BEBEK  BAKICILARI  OFİS  ELAMANLARI  
  Hastane  harcamalarının  çoğu  kalbe  ve  bebeğe
  TEŞEKKÜR
  NEDEN  OKUL  ÖNCESİ  EĞİTİM
  ANKARADA  BAKICI  ARAYAN  AİLELER  HAZAL  GRUP  ANKARADA  GENİŞ  ELAMAN  PORTFÖYÜ  İLE  SİZLERİN  TALEPLERİNİ  BEKLİYOR...
  Okul  Öncesi  Çocuklar  İçin  Kitap  Seçerken  ve  Okurken
  Şişmanlık  Her  Yaşta  Sorun
  Yatakta  Bana  Da  Yer  Açın
  Okul  Öncesi  Eğitiminde  Veli  Denetimi
  Geleceğin  Suçlusunu  Yetiştirmenin  En  Basit  Kuralı  
  İyi  Bir  Okuyucu  Yetiştirmenin  7  Yolu
  Çocuğunuzun  Gelişimiyle  İlgili  Bazı  İlkeler
  Okulöncesi  eğitimde  anaokulundaki  eğitmenler  ne  gibi  vasıflara  sahip  olmalıdır?
  Anaokuluna  gitmekten  korkma,  ağlama,  hatta  sabahları  mide  bulantısı  hissetme  gibi  davranışlar  normal  mi?  Anne-babalar  bu  gibi  davranışlar  karşısından  nasıl  bir  tutum  içine  girmeliler?
  Anaokulu  çocuğa  neler  öğretir?  İlerideki  akademik  ve  sosyal  yaşamına  ne  tür  katkıları  olur?
  Anaokulu  ne  gibi  özelliklere  sahip  olmalıdır?  Aileler  çocukları  için  anaokulu  seçerken  nelere  dikkat  etmelidir?
  Yaşanabilir  temiz  ortamlar  yaratmak  için  temizlik.
  ÇOCUKLARI  DİNLERKEN  YAPILAN  İLETİŞİM  ENGELLERİ  
  Çocuğunuza  kimin  bakacağına  doğumdan  önce,  anne  ve  baba  birlikte  karar  verin.
  Çocuk  eğitiminde  doğrular  yanlışlar  Profesör  Dr.  Hilal  Mocan’ın  açıklamaları.
  ÇALIŞAN  ANNELERİN  EN  ÖNEMLİ  3  SORUNU.
  0-3  YAŞ    (EV,    KREŞ,  YUVA)    BEBEK    BAKICI  VE    EĞİTİCİLİĞİ    MODÜL  PROGRAMI    (Halk  Eğitim  Merkezi)
  Yatalak  Hasta  Bakımı  
  www.bakiciara.com  adresine  üye  olmak  isteyen  anaokulu  yuva  kreş  oyun  parkları  ve  ajansların  dikkatine.
  Yaşlılık  ve  yalnızlık
  Yaşlılık  ve  Geleneksel  Rollerde  Değişim
  Yaşlı  ruh  sağlığı  ve  bakımı  -I-
  Yaşlı  ruh  sağlığı  ve  bakımı  –  II
  Yaşlı  ve  Bastonlu
  Yaşlılıkta  Düşmeler
  Yaşlılık  ve  Kış
  Yaşlılık  ve  Geleneksel  Rollerde  Değişim
  Yaşlı  Bakımı  ve  Yaşlılık  Okulu
  Alzheimer  nedir?
  Anaokuluna  başlama  yaşı  ne  olmalıdır  ?
  ÇOKLU  ZEKA  TEORİSİ
  Çocuklar  Kaç  Yaşında  Evde  Yalnız  Kalabilirler?
  Çocuklarda  Eğitim
  Çocuğunuzun  Gelişimiyle  İlgili  Bazı  İlkeler
  Okul  Seçimi
  www.bakiciara.com  hizmetlerimizden  bazıları...
  Dadıları  denetlemenin  en  uygun  ve  iyi  yolları  nelerdir?  
  Dadının  gitmesi  için  dadıya  kötü  davranan  çocuk  için  ne  gibi  bir  yöntem  izlenmelidir?  
  Bir  çocuğa  artık  kendisiyle  bir  dadının  ilgileneceği  nasıl  anlatılmalıdır?  
  Çok  sık  dadı  değişmesi  çocuğu  olumsuz  etkiler  mi?  
  Dadının  güvenilir  olup  olmadığını  anlamak  için  ilk  buluşmada  ne  gibi  sorular  sormak  gerekir?
  Bir  dadının  ne  gibi  özelliklere  sahip  olması  gerekir  ?  
  Bebeklerin  dadıya  bırakılması  gereken  bir  yaş  var  mı?
   
 Haber İçerikleri

  0-5  yaş  grubu  çocuklarda  menenjit  tehlikesi,belirtiler  ve  alınması  gereken  önlemler  

MENENJİT  NEDİR?
Menenjit  beyni  saran  zarların  iltihabıdır.  Bu    iltihaba  mikroplar  neden  olur.  (virüsler  veya  bakteriler).  Menenjit  geçiren  çoğu  kişi  bu  hastalıktan  tamamıyla  kurtulurken,  bazen  ölümle  de  sonuçlanabilir.  Ya  da  hastalık  sonrası  sakatlıklar  kalabilir.  
Menenjitin  belirtileri
Çocuklar  ve  erişkinler
BELİRTİLER
•                  yüksek  ateş
•                  baş  ağrısı
•                  kusma
•                  uyuşukluk
•                  ışık  veya  sese  karşı  hassasiyet
•                  kas  ağrısı
•                  çocuğun  altının  bezi  değiştirilirken  bacakları  yukarı  kaldırıldığında  ağrı  oluşması  ve  bunun  sonucunda  ağlaması,
•                  ense  sertliği  (çene  göğse  değdirilmeye  çalışıldığında)        
Aynı  zamanda  ‘ense  krampı’  olarak  da  adlandırılan  ense  sertliği,  menenjitin  diğer  bir  adı  değil,  sadece  belirtilerinden  biridir.
Hastalık  genellikle  birkaç  gün  içinde  ilerler.
 

Bebeklerde  görülen  belirtiler  normalden  farklı  olabilir:
Ense  sertliği  görülmeyebilir,  vücut  ısısının  normalin  altına  düşmesi,  bıngıldağın  şişmesi,  donuk  bakışlar,  uyku  hali,  ağır  hasta  ve  soluk  görünüm,  duyarlılık,  iştahsızlık,  dokunulduğunda  veya  altı  temizlenmeye  çalışıldığında  çocuğun  huzursuz  olması,  ağlama,  sızlanma.
 

Kimler  menenjit  ve/veya  kan  zehirlenmesine  yakalanır?
Menenjit  ya  da  kan  zehirlenmesine  neden  olan  mikroplar  normalde  insanların  boğazında  yaşarlar.  Birçok  insan  hastalığa  yakalanmadan  bu  mikropların  taşıyıcısı  olarak  yaşamaktadırlar.  Bu  mikroplar  insanlar  arasında  öksürme,  hapşırma,  öpme  ve  bağırma  (örneğin;  diskotekte)  yoluyla  yayılırlar.
0  ve  5  yaş  arası  çocuklar,  15  ve  20  yaş  arası  gençler  ve  yaşlılar  (  55  yaş  üzeri)  risk  gruplarını  oluştururlar.
 Hastalığı  kolaylaştırıcı  etkenler  hava  sıcaklığında  ani  oluşan  değişiklikler,  bağışıklık  sisteminin  zayıflaması,  çocukların  bulundukları  ortamda  sigara  içilmesi  olarak  sıralanabilir.  Bazı  durumlarda  ise  irsi  olarak  bu  hastalığa  karşı  bir  yatkınlık  söz  konusudur.
Hastalığın  bırakabileceği  sakatlıklar
Çoğu  kişi  bu  hastalığı  tamamen  atlatarak  birkaç  ay  içinde  günlük  yaşamlarına  devam  edebilecek  duruma  gelirler.  Fakat  bazı  kişilerde  uzun  süreli  sakatlıklar  kalabilir.  Menenjitin  neden  olduğu  sakatlıklar:  sağırlık,  davranış  bozukluğu,  konsantrasyon  bozukluğu,  koordinasyon  bozukluğu,  yorgunluk,  hareket  kısıtlılığı.
Bazı  şikayetler  zamanla  düzelse  de,  bazıları  kalıcıdır.  Sağırlık  ömür  boyu  sürebilir.
Menenjit  kişinin  yaşamını  tamamıyla  değiştirebilir.
Mesela  çocuklarda  menenjitten  sonra  aşırı  hareketlilik,  öğrenme  problemleri  görülebilir.  Erişkinler  sosyal  yaşamlarını  ve  iş  yaşantılarını  etkileyen  problemlerle  karşılaşabilirler.  Bazı  kişiler  ise  hastalıktan  önceki  işlerini  eski  düzeylerinde  yürütemezler.  Kalıcı  şikayetler  oluşması  halinde  uzmanların  yardımına  mümkün  olduğu  kadar  çabuk  başvurmanın  önemi  büyüktür.





 Haber İçerikleri

  Hazal  Group  15.05.2007  tarih  221  sayılı  İşkur  lisans  garantisiyle  özel  istihtam  hizmetlerini  tescillemiştir.

HAZAL  GROUP  ÖZEL  İSTİHTAM  ARACILIK  HİZMETLERİ  LTD.ŞTİ.  2003  TARİH  4904  SAYILI  İŞ  KURUMU  (  İŞKUR  )  KONUNU  GEREĞİNCE  GEREKLİ  YASAL  HÜKÜMLÜLÜKLERİNİ  YERİNE  GETİREREK  15.05.2007  TARİHİNDE  LİSANS  ALAN  ÖZEL  İSTİHTAM  KURULUŞUDUR.

 Haber İçerikleri

  BAKICI  BULMANIN  EN  KOLAY  YÖNTEMİ

YILLARIN  VERDİĞİ  BİLGİ  BİRİKİMİ  VE  TECRÜBEYE  DAYANARAK  ARADIĞINIZ  KRİTERLERE  BAĞLI  OLARAK  TARAFIMIZA  İLETECEĞİNİZ  BİLGİLERLE  ARADIĞINIZ  NİTELİKTEKİ  BAKICI  ADAYLARI  EN  KISA  SÜREDE  BİNLERCE  BAKICIMIZ  ARASINDAN  ÖZENLE  SEÇİLEREK  SİZLERLE  TANIŞTIRILACAKLARDIR.



LÜTFEN  İLETİŞİME  GEÇİNİZ.

HAZAL  GROUP  
www.hazalgrup.com.tr
0312  222  92  32    pbx
7.  CADDE  25.  SOKAK  10/1  BAHÇELİEVLER  /  ANKARA


 Haber İçerikleri

  Kimler  Bizim  Hedef  Hasta  Grubumuzdur?

Enfeksiyon  hastaları.  

Onkoloji  hastaları.  

Felçli  hastalar.  

Kalp  Hastaları.  

Akciğer  hastaları.  

 Şeker  Hastaları.  

Beslenme  zorluğu  yaşayan  hastalar.  

Ameliyat  sonrası  bakıma  ihtiyaç  duyan  hastalar.  

Organ  nakli  geçirmiş  hastalar.  

Fizik  tedaviye  ihtiyaç  duyan  hastalar.  

Hastane  sonrası  bakıma  ihtiyacı  olan  hastalar.  

Kronik  hastalıkları  olan  tüm  yaştaki  hastalar.  

unutkanlık  hastalığı  olan  hastalar  

kendi  işini  yapamayan  yardımcıya  ihtiyacı  olan  hastalar.


 Haber İçerikleri

  Bu  Hizmet  Nasıl  Çalışır?

Hastanın  evde  bakım  ihtiyacını  tesbit  eden  hekim  yada  kuruluş  Hazal  Grup  ’a  telefon  eder.    

Hastanın  kişisel  ve  tıbbi  durumu  ile  ilgili  bilgiler  toplanır.    

Değerlendirme  ziyareti  yapılır;  Hasta  ve  ev  ortamı  değerlendirilir.    

Bakım  planı  hazırlanır.  

Hemşire  hastanın  tedavi  ve  bakımını  uygular,  hasta  veya  evdeki  hasta  yakınına  eğer  durumu  uygunsa  tedaviyi  kendi  başına  uygulamayı  öğretir.  

Hizmetin  tüm  aşamalarında  hastanın  doktoru  ile  tam  bir  işbirliği  yapılır.  


 Haber İçerikleri

  Hangi  Tedavi  Hizmetleri  Evde  Verilebilir?

İntravenöz  -  intramusküler  -  subkutan  tedaviler    

Aerosol  tedavileri  

Oksijen  tedavisi  

Ağızdan  beslenme  

İ.V.  Line  bakımı  

Ev  içi  tıbbi  ekipman  

Yara  tedavisi  

Fizyoterapi  

Bütün  laboratuvar  hizmetleri  


 Haber İçerikleri

   Sağlık  Bakanlığı  verileri,  Türkiye’de  2  milyon  kişinin  kısır  olduğunu,  Türkiye’de  kısırlığın  giderek  arttığını  ve  150  bin  çiftin  tedavi  için  beklediğini  ortaya  çıkardı  

2  milyon  kısır

Sağlık  Bakanlığı  verileri,  Türkiye’de  2  milyon  kişinin  kısır  olduğunu,  150  bin  çiftinin  tedavi  için  beklediğini  ve  Türkiye’de  kısırlığın  giderek  arttığını  ortaya  çıkardı.  Kısırlık  ve  Tüp  Bebek  Cemiyeti  Başkanı  Prof.  Dr.  Hakan  Yaralı,  aşırı  zayıflığın  da  kısırlık  nedeni  olduğunu  bildirdi.

Sağlık  Bakanlığı  verilerine  göre,  Türkiye’de  yaklaşık  2  milyon  kişi  kısır  ve  150  bin  çift  tedavi  için  bekliyor.  Türkiye’de  kısırlık  giderek  artıyor.

Bakanlıktan  ruhsatlı  tüp  bebek  merkez  sayısının  84  olduğu  belirtilirken,  bu  sayının  ve  merkezlerin  dağılımı  ile  bazı  merkezlerin  başarı  oranlarının,  kısır  çiftlerin  beklentilerini  karşılamaktan  çok  uzak  olduğu  belirlendi.  

Bebek  sahibi  olamamanın  en  önemli  nedenleri  arasında  çevresel  faktörler,  sigara  kullanımındaki  artış  ve  kullanım  yaşının  özellikle  bayanlarda  düşmesi,  polikistik  over  sendromu  ve  çikolata  kisti  olarak  adlandırılan  kadın  hastalıklarının  sayısında  ve  görülme  sıklığında  yaşanan  artış  yer  alıyor.  

Edinilen  bilgiye  göre,  tüp  bebek  merkezleri  özellikle  İstanbul,  Ankara  ve  İzmir’de  yoğunlaştı.  Bu  merkezlerin  77’si  Marmara,  İç  Anadolu,  Ege  ve  Akdeniz’de  toplanırken,  Doğu  Anadolu,  Güneydoğu  Anadolu  ve  Karadeniz’deki  tüp  bebek  merkezi  sayısındaki  azlık  dikkat  çekiyor.  

Çoğu  İstanbul’da  olmak  üzere  Marmara  Bölgesi’nde  40,  İç  Anadolu  Bölgesi’nde  20,  Akdeniz’de  9,  Ege’de  ise  8  tüp  bebek  merkezi  bulunuyor.  Türkiye’de  bulunan  tüp  bebek  merkezi  sayısının  84’e  yükseldiği  dikkate  alınırsa,  Doğu  ve  Güneydoğu  Anadolu’da  sadece  5  ve  Karadeniz’de  2  tüp  bebek  merkezi  bulunması,  bölgelerin  nüfus  yoğunluğu  da  düşünüldüğünde,  uzun  süren  tedavi  için  sağlıksız  bir  tablo  ortaya  çıkıyor.

Hacettepe  Üniversitesi  Tıp  Fakültesi  Kadın  Hastalıkları  Ana  Bilim  Dalı  Öğretim  Üyesi,  Kısırlık  ve  Tüp  Bebek  Cemiyeti  Başkanı  Prof.  Dr.  Hakan  Yaralı,  Sağlık  Bakanlığı’nın  ruhsatlandırma  aşamasından  sonra  merkezlere  “gebelik  başarı  kriteri”  getirmediğini  söylerken,  bu  nedenle  Türkiye’deki  başarılı  merkezlerin  sayısının  “iki  elin  parmağını  geçmediğini”  söyledi.  

Aşırı  zayıflığın  da  kısırlık  nedeni  olduğunu  kaydeden  Yaralı,  hamilelikte  az  kilo  alma  modasının  da  sakıncalarına  değinerek,  en  az  sekiz,  en  fazla  20  kilo  alınmasının  ideal  olduğunu  vurguladı.  

“TOPUKLU  AYAKKABI  VE  STRECH  KIYAFETLERDEN  KAÇININ”

Prof.  Dr.  Hakan  Yaralı,  hamileliğin  özellikle  ilerleyen  aylarında  topuklu  ayakkabı  ve  strech  kıyafetler  giymekten  kaçınılması  gerektiğini  kaydetti.  
 
 


 Haber İçerikleri

  Unutkanlık  sorunu  yaygınlaşıyor  mu?


Prof.  Dr.  Osman  MÜFTÜOĞLU

 Yaşlı  nüfusta  hızlı  bir  artış  var.  Bu  durum  gelişmiş  ülkelerde  daha  belirgin  ve  neredeyse  her  10  kişiden  biri  65  yaş  üzerinde...  

Bu  sevindirici  gelişme  yaşlılık  dönemi  sorunlarına  ilgiyi  artırmıştır.  Yaşlı  nüfus  artışına  paralel  olarak  osteoartrit,  inme-felç,  kalp  yetmezliği,  şeker  hastalığı,  hipertansiyon,  görme  ve  işitme  bozuklukları,  Parkinson  ve  Alzheimer  gibi  hastalıklar  ön  plana  çıkmıştır.  Unutkanlık  ve  bellek  bozukluklarındaki  artış  da  bu  süreçte  ortaya  çıkan  önemli  problemlerdendir.

Bellek  azalması  yaşlı  insanların  bilgi  üreterek  hayatlarını  kazanmalarını  güçleştiriyor.  Ekonomik  güçlerini  azaltıyor.  Belleği  zayıf  yaşlılar,  maddi  sorunlarla  daha  kolay  karşılaşıyor  (birikimlerin  yanlış  değerlendirilmesi  gibi)...  Dolandırıcılık  olaylarına  en  çok  maruz  kalanların  yaşlılar  olduğu  da  bilinmekte...  Belleği  korumak,  en  azından  bellek  sorunlarını  azaltmak,  yaşam  kalitesini  yaşlılıkta  da  korumanın  önemli  bir  şartıdır.

Yaşlanma  ile  doğrudan  ilişkili  bellek  kaybının  en  sık  görülen  nedeni,  beyin  damarlarındaki  daralma,  tıkanma  veya  kanamalarla  ortaya  çıkan  beyin  beslenme  bozukluğudur.  Bu  sorun  genellikle  yavaş  ve  sinsi  bir  ilerleme  gösterir.  Beynin  özellikle  küçük  damarlarında  sessizce  ilerleyen  daralmalar  veya  tekrarlayan  tıkanmalar,  beyin  dokusunun  önemli  bir  kısmının  yavaş  yavaş  fonksiyonlarını  kaybetmesine  yol  açar.

Beyin  damarlarının  aterosklerozu  olarak  bilinen  bu  sürecin  oluşumunda  genetik  faktörler  ve  yaşlanmanın  kendisi  kadar  sigara  ve  alkol  kullanımı,  yoğun  ve  uzun  süreli  stres,  uykusuzluk,  hareketsiz  ve  tembel  bir  yaşam  tarzı,  yanlış  ve  yetersiz  beslenme  gibi  seçimlerin  de  etkisi  vardır.  Kolesterol,  trigliserit,  homosistein,  kan  şekeri  yüksekliği  gibi  sorunların  önemsenmemesi,  hipertansiyonla  yeterince  mücadele  edilmemesi,  fazla  kilolu  veya  şişman  olmak  da  bellek  kaybını  hızlandırmaktadır.

Kalp  damarlarınız  için  iyi  ya  da  kötü  olan  her  şey,  beyin  damarlarınız  için  de  iyi  ya  da  kötü,  faydalı  ya  da  zararlıdır.  Kalbinize  gösterdiğiniz  dikkati  beyninizden  esirgemeyin.  Bellek  kaybını  önlemenin  öncelikle  iyi  bir  sağlıktan  geçtiğinden  şüphe  etmeyin.  Yukarıda  sayılan  yanlışları  yapmakta  ısrar  etmeyin.

Ergenlik  dönemindeki  kız  çocuklar  için  beslenme  önerileri

Bu  yaş  grubundaki  kız  çocukları  hızlı  büyürler.  Enerji,  protein,  yağ  gibi  besin  öğesi  ihtiyaçları  artar.  10-15  yaş  arası  kız  çocuklarının  sağlıklı  ve  dengeli  beslenmeyi  öğrenmeleri,  ileri  yaşlarda  bazı  hastalıkların  önlenmesine,  doğru  beslenme  alışkanlığı  kazanılmasına  yardımcı  olur.

Bu  yaşlarda  kız  çocuklarının  enerji  gereksinimleri  2000  kalori  kadardır.  Ancak  fiziksel  aktivite  alışkanlığına  bağlı  olarak  günlük  kalori  gereksinimlerinde  artma  veya  azalma  olur.  Örneğin  koşan,  basketbol  oynayan  ya  da  dans  eden  bir  ergenin  kalori  gereksinimi  artar,  ancak  okula  servis  ile  gidip  gelen,  evdeki  zamanının  büyük  kısmını  oturarak  geçiren  kişinin  kalori  gereksinimi  azalır.  Bu  nedenle  ergenin  kendi  gereksinimlerine  uygun  kalori  ve  beslenme  alışkanlığı  kazanması  gerekir.

Bu  dönem  kemik  sağlığı  için  de  en  önemli  dönemdir.  Çünkü  bu  dönemde  alınan  yeterli  kalsiyum  ile  kemik  yoğunluğu  en  yüksek  seviyesine  ulaşmakta,  erişkin  dönemde  kemik  yoğunluğu  korunabilmekte  ve  menopoz  öncesi  dönemde  kemik  dokusu  kaybı  yavaşlatılabilmektedir.  Bu  nedenle  günlük  tüketilmesi  gereken  kalsiyum,  ancak  3-4  su  bardağı  süt-yoğurt  ve  2-3  kibrit  kutusu  kadar  peynir  ile  karşılanabilir.

Bu  dönemdeki  kız  ergenlerin  yeterli  demir  minerali  alamadıkları  bilinmektedir.  Yetersiz  demir  alımının  nedenlerinden  biri  yanlış  besin  seçimi,  diğeri  kilo  alma  kaygısı  ile  besinlerin  porsiyon  miktarlarının  sınırlandırılmasıdır.  Sabah  kahvaltısında  1  yumurta,  öğle  öğününde  1  porsiyon  etli  sebze  yemeği  ve  akşam  öğününde  1  porsiyon  kuru  baklagil,  haftada  2  defa  1-2  kase  kuruyemiş  ve  kuru  meyve,  demir  gereksiniminin  karşılanmasına  yardımcı  olur.

Bununla  beraber  yeterli  miktarda  C  vitamini  alımı  bitkisel  besinlerden  demir  emiliminin  artması  ve  kansızlık  (anemi)  probleminin  azalması  için  önemlidir.  Kız  çocuklarının  ergenlik  döneminde  lif  içeren  besinleri  tüketmesi  de  kabızlık  ve  diğer  birçok  hastalığın  önlenmesi  açısından  önemlidir.  Bu  dönemde  günde  5-6  dilim  tam  buğday  ekmeği  ya  da  çavdar  yulaflı  ekmek  çeşitleri,  4-5  porsiyon  meyve-sebze  ve  haftada  2  porsiyon  kuru  baklagil  tüketimi,  lif  gereksiniminin  karşılanmasına  yardımcı  olur.

Diyetisyen  Tuğçe  Altan  

Eyvah!  Takılma  kilosu...

Kilo  verirken  dönem  dönem  belli  bir  kiloya  takılıp  kalıyorum.  Bu  dönem  kolayca  atlatılabilir  mi?  

Kilo  verme  sırasında  yaşanan  duraklama,  bedeninizin  geçici  olarak  kilo  vermeye  direnç  göstermesinden  kaynakladır.  Bu  durum  bazen  vücutta  meydana  gelen  su  kaybı  sonucu  oluşabilir,  bazı  zamanlarda  ise  farklı  bir  ağırlığa  uyum  sağlamaya  çalışan  bedeninizin  çözüm  yoludur.

Endişeye  kapılıp  kalori  alımınızı  azaltmak,  vücudunuzun  da  endişeye  kapılmasına  ve  size  daha  fazla  direnç  göstermesine  neden  olabilir  ya  da  tam  aksine  motivasyonunuzdaki  azalma  nedeni  ile  kendinizi  mutlu  etmek  için  tatlılar  gözünüze  daha  hoş  görünmeye  başlar,  kalori  alımınız  artar.  Aman  dikkat!  Azalan  motivasyonunuzu  egzersiz  yaparak  ya  da  yaptığınız  egzersizin  zamanını,  şiddetini  artırarak  geri  kazanabilirsiniz.

Aynı  zamanda  uyguladığınız  diyetin  çeşitliliğini  de  gözden  geçirin.  Tek  tip  besinlerin  listelendiği  diyetler  de  vücudunuza  direnç  kazandırabilir.  Az  yağlı  peynir  ve  kepekli  ekmekle  hazırladığınız  kahvaltınızı  meyveli  yulaf  taneleri  ve  az  yağlı  sütle  değiştirebilirsiniz.  

Diyetisyen  Nilüfer  Bayram

Sofranızdaki  ilaçlar

Ben  hipertansiyon  hastasıyım.  Zayıflamak  için  diyet  yapıyorum.  Tansiyonum  yüksek  olduğu  için  bu  diyette  ayrıca  nelere  dikkat  etmem  gerekir?

6  Tuz  kullanımını  azaltın.  Günde  2-3  gramı  geçmeyecek  miktarda  tuz  tüketmeye  gayret  edin.

6  Yemeklerinizde  potasyumdan  zengin,  maydanoz,  nane,  kekik,  dereotu,  soğan,  limon  suyu  gibi  tat  vericileri  kullanmaya  özen  gösterin.

6  Kansere  karşı  da  koruyucu  etkisi  olan  sarmısak,  sofranızda  mutlaka  yer  alsın.

6  Bitkisel  sıvı  yağları  tercih  edin.

6  Yeşillikleri  unutmayın!  Tere,  roka,  yeşil  soğan,  maydanoz  tüketin.

6  Peynirinizi  tuzsuz  almaya  dikkat  edin  veya  su  içerisinde  bekletin.  

6  Zeytin  tüketiminizi  günde  en  fazla  4-5  adet  olacak  şekilde  sınırlayın.  

6  Günde  3-5  porsiyon  sebze,  meyve  tüketin.  

Diyetisyen  Güneş  AYIR

10-15  yaş  kız  çocukları  için  örnek  menü

KAHVALTI

_  1  su  bardağı  süt  veya  meyve  suyu  (taze  sıkılmış)

_  1  yumurta  veya  1  kibrit  kutusu  kadar  peynir

_  1  yemek  kaşığı  reçel  veya  bal

_  5-6  adet  zeytin

_  2  dilim  buğday  unundan  yapılmış  ekmek

ÖĞLE

_  2  adet  ızgara  köfte  (söğüş  sebze)

_  3-4  yemek  kaşığı  (1  kepçe)  zeytinyağlı  barbunya  

_1  kase  sütlü  tatlı

_  1-2  ince  dilim  tam  buğday  unundan  yapılmış  ekmek

İKİNDİ  ARA  ÖĞÜNÜ

_  4-5  yemek  kaşığı  dolusu  kısır

_  1  su  bardağı  ayran

AKŞAM

_  1  porsiyon  etli  sebze  yemeği  (1  tabak)

_  4-5  yemek  kaşığı  dolusu  makarna

_  1  kase  yoğurt

GECE  ARA  ÖĞÜNÜ

_  1  orta  boy  meyve

_  10-12  adet  fındık-ceviz,  2-3  adet  kuru  kayısı  incir

DİYET  GÜNLÜĞÜ

Sorularınız  için:

info@bakiciara.com
 
 


 Haber İçerikleri

  Yaşlılık  korkusu  UNUTKANLIK    Prof.  Dr.  Osman  MÜFTÜOĞLU'  nun  yorumları.


 Unutkanlık,  yaşlıların  en  önemli  korkularındandır.  

Aslında  paradoksal  bir  durum  söz  konusu:  Tam  da  onca  şeyi  biriktirip  zaman  süzgecinden  süzdükten,  tecrübe  imbiğinden  geçirdikten  sonra,  yeni  nesillere  anlatmak  varken  "unutkanlık"  sorununun  ortaya  çıkması,  üzücü  ve  talihsiz  bir  süreç.

Araştırmalar,  yaşlılıkla  ilişkili  unutkanlık  sorununun  altında  bir  değil,  birçok  nedenin  yattığını  gösteriyor.  

Doğal  yaşlanmanın  sonucunda  "bir  miktar  unutmak"  elbette  var  ama  makul  ölçülerde  kalması  koşulu  ile.

Ciddi  ve  ağır  bir  unutkanlık  veya  bunama,  yaşlanmanın  olağan  sonucu  değildir.  Bir  dizi  hatanın,  birden  çok  günahın  art  arda  işlenmesinin  neticesidir.  

Genetik  kökenli  Alzheimer  hastalığı  dışında,  unutkanlık  sorunu,  bellek  kaybı  veya  bunama  problemi  öyle  pek  kolay  oluşmaz.

Kolesterol  yüksekliği,  diyabet,  hipertansiyon,  homosistein  fazlalığı  sorununu  önemsemezseniz,  bellek  kaybı  sorunu  yaşama  olasılığınız  daha  yüksektir.

Uykunuza,  stres  yönetiminize  dikkat  etmediyseniz,  damarlarınızı  sigara,  beyninizi  alkolle  fazlaca  üzdüyseniz  olasılığın  daha  da  yüksek  olduğunu  söyleyebilirim.

Kafa  travmaları  geçiren,  B12,  B6,  folik  asit  vitamini  eksikliği,  demir  noksanlığı  problemlerini  uzun  süre  yaşayan  biriyseniz  işiniz  daha  da  zordur.

Troid  bezi  tembelliğinin,  uzun  süreli  korku,  endişe  ve  stresin,  tedavi  edilmemiş  depresyonun  da  belleğinizi  olumsuz  yönde  etkilediğini  unutmayın.

ÖNLEMEK  MÜMKÜN

Düzenli  egzersiz  yapan,  fırsat  bulduğunda  yürüyen,  merdiven  tırmanan,  düzenli  beslenen,  E  vitamini,  omega-3  ve  antioksidan  deposu  besinleri,  polifenolleri,  flavonolleri  bolca  tüketen,  tavla,  briç,  poker,  pişti  oynayıp  eğlenen,  televizyon  seyretmek  yerine  roman  okuyan,  bulmaca  çözüp  kafa  yoran,  sürekli  olarak  yeni,  farklı,  öğretici  şeyler  kovalayan  biriyseniz  unutkanlık  sorunu  sizin  için  uzak  bir  olasılıktır.

Yaşamınızdan  keyif  alıyorsanız,  enerjik,  güçlü  biri  olduğunuzu  düşünüyor,  çaresizlik  sorununun  ne  olduğunu  bilmiyorsanız,  korkusuz,  endişesiz,  sevgi  ve  huzur  dolu  bir  hayat  sürüyorsanız  ve  düzenli  olarak  yürüyorsanız,  unutkanlık,  kapınızı  kolay  kolay  çalmaz.

UYKU  SORUNU  ÇEKENLERE  ÖNERİLER

Yaş  ilerledikçe  uyku  süresi  kısalmakta,  uyku  kalitesi  azalmaktadır.  Yaşlandıkça  daha  güç,  daha  az  uyur  ve  daha  kolay  uyanırsınız.  Özellikle  50-60  yaş  arasında  uyku  daha  kolay  bölünmekte,  daha  az  dinlendirici  olmaktadır.  Kadınlar  menopoz,  erkekler  prostat  irileşmesi  ve  benzeri  sorunlarla  geceleri  1-2  kez  uyanmaya  başlar.  Uykunuz,  yaşınız  ilerledikçe  kısalacak,  5-6  saat  sizin  için  yeterli  olacaktır.

Yaşlı  insanlarda  uyku  sorununun  doğal  olmayan  nedenleri  de  vardır:  Yaşlandıkça  artan  ağrılar  bunların  en  önemlisidir.  Osteoporoza,  eklem  romatizmasına  bağlı  ağrılar  başlıca  faktördür.  Yaşlandıkça  belirginleşip  sıklaşan  depresyonun,  stres  ve  gerginliğin  de  uyku  kaçmalarına  yol  açması  mümkündür.  Prostat  büyümesi,  mesane  -  idrar  torbası  -  kapasitesinin  küçülmesi  gibi  nedenlerle  oluşan  sık  idrar  yapma  ihtiyacı  da  uykuyu  böler.

İlaçlar  bir  başka  etkendir.  Kan  basınç  yüksekliği,  kalp  yetmezliği  gibi  sorunların  çözümü  amacı  ile  alınan  idrar  söktürücü  ilaçlar  gece  uykularını  bölebilir.  Antidepresanlar,  kortizon  içeren  ilaçlar  uyku  kaçmalarının  nedeni  olabilir.  

Yaşlandıkça  uykunuz  tıpkı  bedeniniz  gibi  kırılgan  bir  hale  gelecektir.  Bu  nedenle  gündüz  uykularından  kaçınmaya,  geceye  "uykuya  ihtiyaç  duyan  yorgun  bir  beyin  ve  bedenle"  ulaşmaya,  gün  boyu  aktif,  hareketli  biri  olmaya  çalışın.  Akşamı  dingin  ve  keyifli  bir  ruh  haliyle  karşılayın.  Uykudan  önce  hafif  bir  yürüyüş  yapmaya,  akşamları  hafif  şeyler  yemeye  bakın.  Öğleden  sonra  kafein  içeren  içecekler  veya  ilaç  kullanmayın.  Akşam  saatlerinde  ve  yatmadan  önce  aşırı  sıvı  almayın.  

NASIL  TEDAVİ  EDELİM!

Bütün  bunlara  rağmen  uyku  sorununuz  varsa  önce  valeriyan  veya  valeriyan-melisa  karışımı  bitkisel  ilaçlardan  yararlanmaya  çalışın.  Valeriyan  içeren  standart  özütler,  hafif  uyku  bozukluklarının  çözümü  için  yeterlidir.  Valeriyan  özütlerinin  ciddi  bir  yan  etkisi  yoktur,  bağlımlılık-alışkanlık  yapmazlar.  Seyrek  olarak  ertesi  sabah  bir  miktar  sersemlik  olabilir.  Valeriyan-melisa  karışımı  bitkisel  ilaçlar  bizim  ülkemizde  de  bulunabiliyor.  Yatmadan  1-2  saat  önce  alınmaları  yetiyor.  

Kaliteli  bir  melatonin  tableti  de  (dil  altında  eriyenleri  tercih  ediniz)  oldukça  keyifli,  bol  rüyalı  bir  uyku  sağlar.  1  miligramlık  melatonin  tabletleri  ile  başlayıp  3  miligrama  kadar  artırabilirsiniz.  Melatoninin,  bazı  insanlarda  kabus  şeklinde  rüyalara  ve  ishale  yol  açabildiğini  hatırlatalım.

Bizim  önerimiz,  bu  doğal-bitkisel  destekleri  mümkünse  doktorunuzla  konuşarak  kullanmanız.  Bu  desteklerden  yarar  göremiyorsanız  da,  mutlaka  bir  tıbbi  yardım  almanız.

NASIL  YAŞIYORLAR?

ÇİĞDEM  TUNÇ  (Sunucu)

40  yaşındayım.  1.75  boyunda  ve  66  kiloyum.  Bir  buçuk-iki  aydır  diyet  yapıyorum.  Bayağı  kilo  verdim.  Çay,  benim  için  olmazsa  olmaz.  Sabahları  mutlaka  bir  bardak  limonlu  çay  içiyorum.  Beyaz  ekmek  kesinlikle  yemiyorum.  Bunun  yerine  kepek  veya  çavdar  ekmeğini  tercih  ediyorum.  Kahvaltıda  peynirle  kızarmış  ekmek  yiyorum.  Kahvaltıdan  iki  saat  sonra  meyveli  yoğurt  tüketiyorum.  Öğle  yemeğim  yok.  Akşam  üstü  galeta  atıştırıyorum.  Bunun  dışında  meyve  yiyorum.  Akşam  ızgara  tavuk  veya  fırında  balık  yiyorum.  Kırmızı  eti  çok  seviyorum.  Sebze  ve  meyveyle  aram  çok  iyi.  Salata  çok  seviyorum.  Yaptığım  her  yemekte  mutlaka  zeytinyağı  kullanıyorum.  Tatlıya  pek  düşkün  değilim.  Alkol  kullanmıyorum.  Maalesef  günde  iki  pakete  yakın  sigara  içiyorum.  Vitamin  takviyemi  yediğim  besinlerden  doğal  yolla  karşılıyorum.  Gece  yaşantım  olmamasına  rağmen  2’den  önce  yatmıyorum.  Sabahları  genelde  10’da  kalkıyorum.  Sporu  sevmiyorum.  Her  gün  yürüyüş  yapıyorum.  Yazın  bol  bol  yüzüyorum.  Mesleğimin  sağlığıma  olumsuz  bir  etkisi  olmadı.  Aksine  çalıştıkça  kendimi  sağlıklı  hissediyorum.  Çalışmak  beni  motive  ediyor.  Ailemde  ırsi  olarak  kalp  ve  tansiyon  hastalığı  var.  Düzenli  bir  ilaç  kullanmıyorum.

PROF.  MÜFTÜOĞLU’NUN  YORUMU

Fazla  kilolarınızdan  ebediyen  kurtulmak  istiyorsanız  diyet  yapmak  yerine  yaşam  biçiminizi  değiştirmek  size  uygun  bir  beslenme  planının  yapısını  öğrenip  aktivitenizi  artırma  yolunu  seçmelisiniz.  Diyet  sözcüğü  belirli  bir  süre  ile  sınırlı  özel  bir  beslenme  planını  ifade  eder.  Bu  süre  tamamlanıp  eski  beslenme  alışkanlıklarınıza  döndüğünüzde,  verdiğiniz  kiloları  kısa  bir  süre  içinde  alırsınız.  Sevgili  Çiğdem  Tunç’un  da  bu  kurala  uygun  yaşam  tarzı  değişimleri  yapması  gerekiyor.  Başarılı  bir  kilo  yönetimi  programının  öğün  atlamayı  yasakladığını  lütfen  unutmasın.  Öğle  yemeğini  mutlaka  yemesi  ve  mümkünse  ara  öğünleri  bile  değerlendirmesi  gerekiyor.  Kilo  sorununuz  olsun  veya  olmasın  galeta  seçilebilecek  en  kötü  atıştırmalıklardandır.  Galetanın,  grissininin,  diyet  çubuklarının  suyunu  kaybetmiş  ekmekten  farklı  bir  şey  olmadığını  bilmekte  fayda  var.  Çiğdem  Hanım’ın  uyguladığı  beslenme  planında  ben  ciddi  dengesizlikler  ve  enerji  fazlalığı  sorunu  olduğunu  düşünüyorum.  Bu  planın  yeniden  değerlendirilmesinde  ve  aktivitesinin  artırılmasında  yarar  görüyorum.  Sigara  kullanması  son  derece  üzücü.  Özellikle  ailesinde  kalp  hastalığı  riski  yüksek  olan  biri  için  sigara  ciddi  bir  sağlık  tehdididir.  Çiğdem  Hanım’a  daha  hafif  ve  keyifli  bir  yaşam  diliyorum.  
 
 


 Haber İçerikleri

  Bebeklikten  çocukluğa  geçiş  döneminde  olan  çocuğunuz  birdenbire  hırçınlaşıp,  hiç  yoktan  sebeplerle  ağlamaya  mı  başladı?  

Bebeklikten  çocukluğa  geçiş  döneminde  olan  çocuğunuz  birdenbire  hırçınlaşıp,  hiç  yoktan  sebeplerle  ağlamaya  mı  başladı?  

O  halde  siz  de  "2  yaş  sendromu"  ile  yüzleşen  ebeveynler  arasına  katıldınız  demektir.  Ancak  korkmayın,  bu  sadece  geçici  bir  dönem  ve  sıkıntıları  hafifletmek  de  elinizde...

ki  yaş  dönemi,  çocuk  gelişiminde  önemli  evrelerden  biridir.  18  aydan  36  aya  kadar  sürebilen  bu  döneme  "2  yaş  sendromu"  veya  "Negativizm  dönemi"  de  denir.  Bebeklikten  çocukluğa  geçiş  olan  bu  dönemde,  çocuklarınızın  davranışlarında  farklılıklar  görmeye  başlayabilirsiniz.  Onlara  nasıl  davranmanız  ve  onlarla  nasıl  konuşmanız  gerektiği  hakkında  kafanızda  yeni  soru  işaretleri  belirebilir.

Negativizm  dönemi  ile  birlikte  çocuklarınızın  tepkilerinde  ve  davranışlarındaki  değişmeler  sizi  hazırlıksız  yakalamış  olabilir.  Sürekli  her  dediğinize  itiraz  eden,  her  şeyi  yardım  almadan  yapmaya  çalışan,  bir  anda  öfke  krizine  giren,  hiçbir  şey  istemeyen,  uzun  uzun  ağlayan  ve  ikna  edilemeyen,  istediği  olsun  diye  kendini  yerden  yere  atan,  en  ılımlı  uyarılara  bile  sert  tepkiler  veren  çocuğunuz  karşısında  soğukkanlı  kalamayabilirsiniz.

Çocukların  bu  çağı  öfke,  gerilim,  bunalım  ve  sürekli  davranış  değişimleriyle  dolu  bir  dönemdir.  Duyguları  askıda  ve  kararsızdır.  Farklı  kutuplar  arasında  gidip  gelir,  uç  noktaları  bir  arada  yaşar.  Örneğin;  aşırı  faaliyetten  ani  bir  tembelliğe,  atılganlıktan  utangaçlığa,  güçlü  bir  sahip  olma  duygusundan  aldırmazlığa  geçebilir.

Aynı  zamanda  bu  dönemde  çocuklar  katı,  inatçı  ve  huysuzdur.  İstediğinin  anında  gerçekleşmesini  ister.  Tutturmaya  eğilimli  olabilirler.  Küçük  bir  kral  gibi  buyruk  vermekten  hoşlanırlar.  Ödün  vermesi,  çevresindekilerle  veya  koşullarla  uzlaşması  zordur.  Bu  nedenle  arkadaşlarıyla  bir  şeyi  paylaşmakta  güçlük  çekerler.  Her  şeyin  gönüllerine  göre  olmasını  isterler.  Aksi  takdirde  öfke  nöbetleri  geçirebilirler,  fakat  bu  nöbetler  pek  uzun  sürmez.

KENDİNİ  DÜNYANIN  MERKEZİ  SANIYOR

Bu  evrede  çocuğunuz  ben-merkezci  dönemdedir.  Kendisini  başkalarının  yerine  koyamaz.  Olumsuz  davranışlarının  sizi  nasıl  etkilediğinin  farkına  varamaz.  Sizin  ve  çevresindekilerinin  duygularıyla  ilgilenmez.  Bu  nedenle  çevresi  ile  ilişkileri  yetersizdir.  Ayrıca  kendi  zihninden  geçenlerle,  başkasının  zihninden  geçenlerin  farklı  olabileceğini  ayırt  edemez.  Çocuğunuz  kendisini  dünyanın  merkezi  olarak  algıladığı  için  çevresindeki  bütün  varlıklarla  ilgili  düşünceleri  de  kendisiyle  ilişkilendirilmiştir.  

Çocuğunuz  iki  yaşına  girdiği  zaman  hareket  becerileri  de  hızla  artar.  Hareket  becerileri  arttıkça  da  etrafını  daha  fazla  karıştırmaya  başlar.  Bu  dönemde  dikkat  süresi  kısadır.  Elindeki  nesnelerle  uzun  süre  ilgilenmez.  Oyuncakları  fazla  dikkatini  çekmez.  Evdeki  eşyalar  daha  fazla  ilgisini  çeker.  Mutfak  araç  gereçleri  oldukça  ilgilendiği  nesneler  arasındadır.

Ayrıca  çocuğunuz  bu  dönemde  oldukça  meraklıdır.  Nesneleri  ellemek,  onlara  dokunmak  ister.  2,5  yaşında  tanıdık  bir  şeyi  bırakıp  başka  bir  şeyi  almakta  çok  ağırkanlıdır.  Çok  tutucudur,  her  yeniliğe  itiraz  eder.  İstekleri  engellendiği  zaman  hayal  kırıklığına  uğrar.

Çocuklarınızın  bebeklikten  itibaren  sizinle  kurduğu  ilişkilerden  öğrendiği  bilgiler  ve  davranışlar  sonucunda  oluşturduğu  bir  "ötekiler"  ve  "ben"  kimliği  vardır.  Bu  dönemde  çocuğunuz  yavaş  yavaş  bağımsızlaşıp  kendi  kimliğini  oluşturmaya  başlar.  Aynı  zamanda  dış  dünya  konusundaki  farkındalığı  hızla  artar.  Fakat  hálá  ben-merkezci  bir  tutum  içerisinde  olduğu  için  çevresine  ayak  uydurmak  yerine  kendi  kişiliğini  keşfetmeye  çalışır.  Bu  da  birey  olarak  varlığının  bilincine  varmasının  ilk  adımlarını  atmasını  sağlar.

TUTARLI  VE  SABIRLI  OLMANIZ  ŞART

Bu  dönemin  en  önemli  noktalarından  biri,  çocuğun  bağımlı  olmaktansa  bağımsızlığının  ve  yaptıklarının  etkisini  test  etmesidir.  Bu  süreç  çocuğunuz  için  çok  çetin  geçen  bir  dönemdir.  Hayatına  birçok  yeni  şey  girmiştir.  Artık  yürümesi  mükemmelleşmeye  yakındır.  Bunun  sonucunda  istediği  yere  ve  şeye  ulaşmaya  başlamıştır.

2-2,5  yaşındaki  çocuk,  denemelerini  geliştirir.  Bir  sorunla  karşılaştığı  zaman  bilgilerine  dayanarak  çözüm  arar.  Mesela,  boyunun  yetişmediği  bir  masadaki  oyuncağı  alabilmek  için  bir  sandalyenin  üstüne  çıkabilir.  Masanın  yüksekliği  ile  kendi  boyunun  uzunluğunu  kıyaslar,  aradaki  farkı  kapatmak  için  sandalye  bulur.  

Bazı  çocuklar  2  yaş  sendromunu  daha  kısa  sürede  ve  daha  az  şiddetli  geçirirken,  bazı  çocuklarda  bu  uzun  süreli  ve  çok  şiddetli  olabilir.  Sizin  bu  davranışlar  karşısında  dikkatli  olmanız  gerekir.  Tutarlı  ve  sabırlı  olmanız,  çocuğunuzun  bu  dönemi  daha  rahat  geçirmesine  yardımcı  olacaktır.  Korkutmak,  cezalandırmak,  zıtlaşmak  bu  davranışların  artmasına  veya  yerleşmesine  yol  açabilir.

Bu  dönemdeki  tutumlarınız  çocuğunuzun  gelecekteki  karakterinin  yapı  taşlarını  oluşturur.  Sizler,  anne-babaları  olarak  onların  inatlaştığı  konularda  onlar  gibi  davranıp,  onlarla  sürekli  inatlaşırsanız,  çocuğunuz  ileriki  yaşlarında  da  inatçı  bir  karaktere  sahip  olabilir.  Unutmayın  ki  büyümek  ona  katlanmaktan  daha  zordur  ve  bu  dönem  geçicidir.

ANNE-BABALARA  ÖNERİLER

*  Her  şeyden  önce  sizler  bu  olumsuz  tutum  ve  hırçınlıkların  geçici  bir  durum  olduğunu  bilmeli  ve  sabırlı  davranmalısınız.

*  Sonsuz  sabır  ve  güler  yüz  göstermeniz,  çocuklarınızın  gevşemesi  için  en  faydalı  yollardan  biridir.

*Çocuğunuzu  katı  bir  düzene  zorlamamanız  yararlı  olur.  

*Onunla  gereksiz  çekişmelere  girmeden,  ilgisini  başka  yöne  kanalize  etmeye  çalışın.

*Çocuğunuza  günlük  bir  rutin  hazırlayın.  Hangi  aktiviteden  sonra  neyin  geleceğini  öğrendiğinde,  geçiş  yapması  çok  daha  kolay  olacaktır.

*  Çocuğunuzun  öfkesini  dindirebilmek  ve  kendinizi  rahatlatmak  için  onun  her  istediğini  yapmaktan  kaçınmalısınız.

*  Çocuğunuz  öfke  krizine  girdiğinde  onun  yanından  ayrılabilir  ve  sakinleşmesi  için  ona  zaman  tanıyabilirsiniz.  Sandığınızın  aksine  onu  sakinleştirmeye  çalışmak  onu  daha  da  hırçınlaştırabilir.

*Çocuğunuzu  sürekli  "Bunu  elleme",  "Yapma",  "Bununla  oynama"  gibi  uyarmaktansa,  güvenli  olarak  oynayabileceği  ve  yaşına  uygun  oyuncakların  bulunduğu  bir  ortam  yaratın.  Bu  her  iki  tarafa  da  huzur  getirir.

*Koyduğunuz  her  kuralın  açıklamasını  ona  yapın.  Aksi  takdirde  anlamadığı  bir  şeye  ayak  uydurmaya  çalışmasını  bekleyemezsiniz.

*  Ona  karar  verme  hakkını  tattırın.  Bazı  küçük  tartışmaları  onun  kazanmasına  izin  verin.  Bu  onun  olaylar  üzerinde  kontrol  sahibi  olduğu  hissini  yaşamasını  sağlayacaktır.

*  Ona  seçme  şansı  tanıyın.  Örneğin  makarna  ve  fasulye  gibi  iki  seçenek  sunun.  Böylece  çocuğunuz  kendi  istediği  şeyi  seçip  onu  yemiş  olmanın  rahatlığını  yaşayacaktır.  
 
 


 Haber İçerikleri

  T.C.  M.E.B.  ÖZEL  MORKEDİ  ANAOKULU  "ÇOKLU  ZEKA"  YÖNETİMİ  UYGULUYOR.

Özel  Mor  Kedi  Anaokulu'nun  sevgi  dolu  ortamında  her  çocuk  yarınlara,  özgüveni  gelişmiş,arkadaşlığı  ve  paylaşmayı  seven,kurallara  ve  bireylere  saygılı,sosyal  yönü  kuvvetli,  pratik  zekasını  ve  yaratıcılığını  yaşamın  her  alanına  taşıyabilen,karakteri  sağlam  bireyler  olarak  yetiştirmektedir.

 *Okulumuzda  tüm  gelişim  alanlarını  destekleyen.

 ''Çoklu  Zeka''  yönetimi  uygulanmaktadır..

   *Hijyen  şartlarına  uygun  olarak  tüm  okulda  laminant  parke  ve  sınıflarda  anti-alerjik  halılar  kullanılmıştır..

   *Okulumuzun  mutfağında  mevsim  sebzeleri  ile  günlük  taze  yemekler  pişer..

   *Düzenli  doktor  kontrolümüz  mevcuttur..

   *Çocuklarımızın  tüm  gelişim  alanlarını  desteklemesi  için  özenle  seçilmiş  en  güzel  oyuncaklar..

   *Doğum  günlerinde  özel  partiler  !.


 Haber İçerikleri

  BEBEKLERİN  GAZ  SORUNUNA    ÇÖZÜM  ÖNERİSİ

malzemeler  :
250  gr  nöbet  şekeri  
50  gr  çörek  otu  
4  adet  muskat  (hindistan  cevizi  )
(Aktarlardan  temin  Edilebilir.)

Hazırlanışı  :  hepsi  ezilerek  toz  haline  getirilir  daha  sonra  kaynar  suda  karıştırılarak  demlenir  ve  soğutulur.

sabah  öğle  akşam  çocuğa  birer  kaşık  verilir  Annede  içerse  çocuğa  faydası  olur  sütten  geçer.

Bu  öneri  malzemeler  hazırlandığında  ve  kullanıldığında  bebeğin  gaz  sorunu  olmayacağı  uzun  yıllar  bakıcılık  yapmış  olan  bakıcılarımızın  tecrübelerinden  faydanılarak  hazırlanmıştır

Diğer  öneriler  için  :  info@hazalgrup.com.tr  adresine  mail  atabilirsiniz.



 Haber İçerikleri

  ANKARA'  DA  HAZAL  GROUP  GARANTİSİ  İLE    HASTA,  YAŞLI,  ÇOCUK,  BAKICILARI,  TEMİZLİK  ELAMANLARI,  SEKRETERLER  YARDIMCILAR  ÇOCUK  GELİŞİMİ  MEZUNU  BEBEK  BAKICILARI  OFİS  ELAMANLARI  

HAZAL  GROUP’  DAN  
Evlerinizde  çalıştırılmak  üzere
Yatılı,  gündüzlü,  gündelikçi
Hastanede,  Evde  hastalarınıza  
Hasta  bakıcılar  hemşireler
Referanslı  Güleryüzlü  modern  
Çocuk  gelişim  mezunu  bakıcılar  
Güvenilir  tecrübeli  eğitimli
Şirketlere  sekreterler,  temizlikçiler
ev  işlerinizde  Yardımcılar  
REFAKATCILAR
0312  222  92  32  0532  762  34  81
www.hazalgrup.com.tr  


 Haber İçerikleri

  Hastane  harcamalarının  çoğu  kalbe  ve  bebeğe

 
 ABD’de  yayınlanan  bir  hükümet  raporunda  tıkanmış  kalp  damarları  ve  hamileliğin  790  milyar  dolar  tutan  hastane  harcamaları  içinde  en  pahalı  iki  kalemi  oluşturduğu  açıklandı

ABD  Sağlık  Hizmetleri  Araştırma  ve  Kalite  Ajansı’nın  yayınladığı  sağlık  harcamaları  raporuna  göre  2004  yılında  ilk  sırayı  44  milyar  dolarlık  toplamla  ateroskleroz  tedavisi  aldı.  
Özel  sağlık  sigortası  ödemelerine  göre  ise  hamilelik  ve  doğum  41  milyar  dolarlık  bir  tutarı  oluşturuyor.  
Rapor,  federal  hükümet  tarafından  takibi  yapılan  yatan  hasta  ödemelerine  dayanarak  hazırlandı.  
Raporun  yazarlarından  Roxanne  Andrews,  anne  ve  bebeklerine  verilen  hastane  bakımı  maliyetinin  yüksekliğinin  insanlara  çok  şaşırtıcı  geldiğini  ve  çoğu  kimsenin  hastanelerin  sadece  hasta  insanların  gittiği  bir  yer  olduğunu  düşündüğünü  söyledi.  

Raporda,  sağlık  hizmetleri  masraflarının  enflasyon  düzeyinin  iki  katından  daha  fazla  arttığı  vurgulandı.  Bu  artışın  hükümet  ve  özel  sağlık  sigortalarını  zorladığı  ifade  edilen  raporda,  sigortasız  kişi  sayısındaki  artışın  (son  verilere  göre  46  milyon)  tıbbi  enflasyonu  şiddetlendirdiği  kaydedildi.  Bu  insanların  son  ana  kadar  bekleyip,  hastalıkları  en  üst  düzeye  eriştiği  zamanlarda  acil  servislere  başvurduğu,  acil  servislerin  de  başlangıç  için  en  pahalı  yerler  olduğu  vurgulandı.  Raporda  sigortasızların  tedavi  masraflarının  36  milyar  dolara  ulaştığı  da  belirtildi.  

ABD’de  Tıbbi  Bakım  programı  ile  43  milyon  yaşlı  ve  engellinin  bakımı  yapılıyor.  Medicaid  programı  ile  de  55  milyon  düşük  gelirlinin  tedavisi  yapılırken,  nüfusun  geri  kalanı  ise  işverenler  tarafından  karşılanan  özel  sağlık  sigortası  ile  tedavi  ediliyor.  
En  pahalı  beş  tedavi  kalemi  arasında  kalp  krizleri,  konjestif  kalp  hastalığı  ve  yenidoğan  bakımı  da  giriyor.  Tıkanmış  arterlere  uygulanan  anjioplasti  ve  stent  uygulamaları  da  en  sık  yapılan  girişimler  arasında.  http://www.nlm.nih.gov/medlineplus  


 Haber İçerikleri

  TEŞEKKÜR

Sitemizin  çeşitli  Gazete,  Dergi,  Tv  kanalları  ve  Radyolarda  tanıtımına  katkıda  bulunan  haber  konusu  yapan  Anadolu  Ajansı,  basın  ve  yayın  kuruluşlarına  en  içten  teşekkürlerimizi  sunarız.

HAZAL  GRUP  YÖNETİMİ


 Haber İçerikleri

  NEDEN  OKUL  ÖNCESİ  EĞİTİM

Bebek  yaşama  merhaba  deyip  çevresindekileri  keşfetmeye  başladığında  dünya  ona  gerçekten  heyecan  verici  bir  yer  olarak  görünür.  Araştıracağı  o  kadar  çok  şey  vardır  ki....Yeter  ki  büyükler  ona  engel  olmasın.  Bir  çok  aile  çocuklarının  beslenmesi  ve  fiziksel  gelişimi  ile  çok  yakından  ilgilenirken  zihinsel  gelişimini  “daha  çok  küçük”  anlayışıyla  korumacı  tutum  sergileyerek  bilmeden  engellerler.  Çoğumuz  bebeğimizin  kendi  kendine  başarabileceği  bazı  öz  bakım  becerilerini  bile  yapmasına  izin  vermeyiz.  “Kendi  kendine  yapamaz  ben  yapayım  o  rahat  etsin.  Oradan  çıkamaz  düşer  ben  kucağımda  çıkarayım.  Terlerse  hasta  olur  koşmasın.  

Bunu  yemezse  kilo  kaybeder  TV  karşısında  iki  saat  uğraşır  yediririm.”  türünden  cümleleri  sıklıkla  etrafımızda  duyabiliriz.  Aile  çocuğun  gelişimine  değişik  boyutlardan  bakabilmelidir.  

Çocuk,  bedensel,  bilişsel,  motor,  dil,  duygusal,  sosyal  alanlarda  gelişim  gösterir.  Her  yaş  döneminin  kendine  özgü  özellikleri,  sorunları  vardır.  Ev  ortamında  fazla  uyaran  ve  aktivite  olmadan  kalan  çocuklar  belki  daha  az  hasta  olmakta  ama  diğer  gelişim  alanları  itibariyle  düşünüldüğünde  çok  şey  kaybetmekte  ve  hatta  geleceklerinden  vermektedirler.  0-6  yaş  dönemi  çocuğun  en  alıcı  olduğu  dönemdir.  Yaşama  dair  birçok  kavram  bu  dönemde  öğrenilmektedir.  Çoklu  zeka  kuramı  ile  zekanın  da  çok  yönlü  ele  alınması  gerektiği  düşünülmektedir.  İnsan  beyni,  sözel-dilsel,  mantıksal-matematiksel,  görsel-uzamsal,  müziksel-ritmik,  içsel,  kişiler  arası,  bedensel-kinestetik  ve  doğa  zekası  olarak  8  alana  bölünmektedir.  Geleneksel  eğitim  anlayışında  zekanın  daha  çok  sayısal  ve  sözel  alanları  dikkate  alınmaktadır.  


Bu  durumda  başka  bir  alanda  başarı  gösterebilecek  çocuklar  arada  kaybolmakta  veya  dikkat  dağınıklığı,  aşırı  hareketli  vb.  tanımlamalarla  gerçekten  başarı  gösterebilecekleri  alanlara  yönlendirilememektedirler.  Çocuğun  fiziksel  beslenmesinin  önemli  olduğu  kadar  zihinsel  beslenmesi  de  önemlidir.  Okul  öncesi  eğitim  kurumları  0-6  yaş  döneminde  çocuğun  zihinsel  beslenmesini  sağlayan  en  önemli  faktörlerden  biridir.  Çocuk  sürekli  gelişen  ve  değişen  bir  varlıktır  ve  öğrenme  insan  yaşamın